ankara icra avukatı

İş yerinde Mallara Haciz

Soru;

Son dönemlerde işlerim çok iyi olmadığından dolayı işyeri kiramı ödemekte zorlandım. Bu borçları ödeyemediğimden dolayı da iş yerinde mallara haciz memuru avukat ile gelerek el koydu. Şu an 1 yıl geçmesine rağmen eşyalar eski iş yerimde duruyor, ben de borçlarımın bir kısmını ödeyerek yeni bir iş yerine geçmiştim. Borcun tamamını ödeyemediğim için avukat yine eşyalarınıza el koyacağız dedi. Avukata ve haciz eşyaları için bir miktar para ödemiştim, bu ödediğim paralar boşa mı gidecek? Yoksa ödediklerim sayılacak ve sadece kalan tutarı ödeyerek bu dertten kurtulabilir miyim?

Cevap;

     Borcun tamamını ödemediğiniz sürece haciz işlemleri devam edebilir. Haciz edilen eşyalarınız eğer 1 yıl içinde satılmamışsa haciz düşecektir, fakat siz borcu ödemediğiniz için aynı haciz işlemi tekrar uygulanabilmektedir. Borcun tamamını öderseniz bu dertten kurtulabilirsiniz. Bence dosyanızı gerekli mercilere kontrol ettirerek haciz işleminin düşüp düşmediği hakkında detaylı bir bilgi alın. Haczin düştüğü hakkında alacağınız kararın da bir belgesini yanınızda bulundurmanız iyi olacaktır. Eğer işin içinden çıkamıyorsanız, iş hukukundan anlayan uzman bir icra avukatı ile görüşmek sizin menfaatinize olacaktır.

işyerinde-mallara-haciz

icra avukatı ankara

Nemaya İcra

Soru;

Merhaba, geçtiğimiz senelerde özel bir bankadan kredi almıştım, bu kredilerin faizleri çok fazla olduğu için ödeyemedim ve nemaya icra geldiğini öğrendim. Daha önceki dönemlerde nemaya böyle bir işlem uygulandığını görmemiştim, ilk defa karşılaşıyorum, ne yapmam gerekiyor? Ayrıca sigorta numaramdan benim hangi şirkette çalıştığımı öğrenebilirler mi? Nemaya icra yasal mı, yasal değilse hakkımı nasıl aramam gerekiyor? Konu hakkında yardımcı olabilecek arkadaşlar varsa memnun olurum.

Cevap;

    Eğer borcunuz varsa bu borcunuza karşılık sizin elinizde bulunan taşınabilir ya da taşınamaz bütün mallarınız, paralarınız, gelirleriniz haczedilebilir. Yani, başka bankada bulunan paranız, arkadaşınızdan olan alacağınız, senetleriniz, hisse senetleri ve diğer yatırım araçlarında bulunan bütün paralarınız haciz işlemlerine dâhil edilirler. Doğal olarak borcunuz varsa ve icra kararı mahkemeye iletildiyse size gelecek olan nemayı da haczedebilirler. Sigorta numaranızdan sizin nerede çalıştığınız kolay öğrenebilirler, neticede o numara şirketin adı, soyadı, adresi yani TC kimlik numarası yerine geçmektedir. Benim konu ile ilgili bilgim bu kadar, benim içimde hala bir şüphe var diyorsanız iyi bir icra avukatı ile konuyu daha kapsamlı görüşebilirsiniz.

icra-avukatı-ankara

İcra Taksitlendirmek

Soru;

Merhaba, son zamanlarda kredi kartımı çok aktif şekilde kullanmaya başladım ve kredi kartı borcumun 6 bin TL’ye ulaştığını fark ettim. Tabi bunu fark etmem biraz geç olmuştu, zamanı geldiğinde borcumu ödeyemedim, bankaya gittim ve taksitlendirme istedim kabul etmediler. Bir süre sonra ödeyemediğim için borcum 7 bin TL’ye ulaşmıştı ve avukat aradı, ona da durumu belirttim, ödeyemeyeceğim taksitlendirebilir misiniz dedim, olmaz dediler ve sonunda icraya geldiler. İcra esnasında ne kadar konuşsam da taksitlendirme yapmadılar, ben de faiz tutarını buldum ve icrayı bir süre erteledim. Bu durumda ne yapmam gerekli, herhangi bir fikri olan var mı?

Cevap;

    Öncelikle çok geçmiş olsun, konu ile ilgili dilekçe verdiğiniz takdirde taksitlendirme yapabilirler fakat bu taksitlendirme 10-12 gibi uzun bir süre için olmuyor. Tahminim 3 taksit yapabilirler ama belki de bu sizin işinizi görmeyebilir. 3 taksit yapılması da kanunlara göre zorunlu yani yapmıyoruz diyemezler. Konu ile ilgili profesyonel bir yardım almanız bence iyi olacaktır, işinin ehli bir icra avukatı ile durumu görüşerek daha net sonuçlar alabilirsiniz. Umarım en kısa sürede bu sorundan kurtulursunuz, tekrardan çok geçmiş olsun.

icra-avukatı-ankara

Ankara’da İcra Avukatı Olmanın Dezavantajları

Ankara’da icra avukatlığı yapıyorsanız güzel sonuçların yanında bu işin elbette dezavantajları da bulunuyor 0lacaktır elbette. Her güzel işin bir zorluğu ve zor anlar var elbette. Özellikle bu meslek avukatlık ve birde üstüne üstlük icra kanalı çalışmaları ise kişiyi daha zor günler bekliyor. Aslında ben duygusal değilim ve her işimi başarı ile yapıyorum diyor olabilirsiniz. Ama muhakkak ki mesai bitiminde sizin yaşadığınız o günkü kötü ve insanları yaralan duygular ile sizin de yıpranmamış olmamanız çok zor. Mesai bitiminde ister istemez düşünür ve bunu dert ediyor olabilirsiniz. O ha de bunu öncelikli olarak çok iyi tartmanız ve yapabilecek iseniz icra kanalını seçiyor olmalısınız.

Özellikle Ankara başkent olduğu için yerleşim ve yaşama olanakları çok fazla. Bu durum bir süre insanları borçlarını ödeyemem durumunu da getiriyor ve kişiler maalesef icra yolu ile mal varlıklarını ay da paralarını vermek zorunda kalıyorlar. Bu sebeple bir hayli karmaşık ve zor olan bu meslekte duygularınıza yenilmeniz sizin en büyük dezavantajınız olacaktır. İşinizi hakkı ile yapmak ve sorunsuz bir şekilde tamamlamak elbette her avukatın duygu ve düşüncesidir. Ama böylesine zor bir branş ile çalışıyor iseniz sizleri zor anlar ve duygular bekliyor olabilir. İcranın her aşamasında bulunmak ve takip etmekte yine icra avukatı olmanın dezavantajları arasında yer alıyor. Her işin olduğu gibi bu işinde elbette hem manevi hem de iş yoğunluğu fazla ama sizler bu görevi seçti iseniz bunların üstünden gelmeyi de başaracaksınız.

Düzenli ve tertipli şekilde çalışırsanız, en önemlisi bunun işiniz olduğunu kabullenir ve iş ile duygusal hayatı birbirine katmaz iseniz çok rahatlıkla icra avukatlığını yürütür ve üstelik te çok başarılı olursunuz. O halde sizlerde bu yolun henüz başında iseniz ya da yer almayı düşünüyor iseniz tüm bu olumsuz yanları düşünerek hareket etmeniz en doğusu olacaktır. Sizler için avukat olmak çok eğlenceli ve kolay gibi görünen bir meslek olabilir ama unutmayın ki kolay olan hiçbir şey yoktur. Bunun içine özellikle icra avukatlığı da dâhildir

İcrada İpoteğin Kaldırılması

T.C.
YARGITAY
14. Hukuk Dairesi

E:2009/10370
K:2009/11327
T:21.10.2009

İpoteğin Kaldırılması

Özet
Mahkemece, ipotek kesin borç ipoteğine ilişkin bulunduğundan, taraflardan alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıp yapmadığı saptanmalı, icra takibi varsa bu dosya getirtilmeli, resmi akit tablosundaki sözleşme hükümlerini gözetmek suretiyle alacaklının anapara dışında isteyebileceği gecikme faizi ile icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin toplamını alacaklıya ödenmek üzere davacıya depo ettirip, eksiksiz depo edildiği takdirde ipotek şerhinin terkin edilmesine, kısmen ödeme yapılırsa davanın reddine karar vermekle beraber ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesine karar verilmelidir.

4721 s. Yasa m. 856,875

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.02.2009 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.06.2009 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, davalıların murisi İsmet’e olan borcu sebebiyle 560 ada 14 parsel numaralı taşınmazda bulunan 1/2 hissesi üzerine konulan ipotek şerhinin bedelin faizi ile birlikte ödenmesi koşuluyla kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, ipoteğe konu borcun ödenmediğini, ipoteğin, ipotek bedelinin uyarlanması veya bedelin faizi ile birlikte ödenmesi halinde kaldırılabileceğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ve katılma yolu ile davacı temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen iradesiyle terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
Somut olayda; 17.10.1979 tarihli ipotek akdinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, ödenmeyen 50.000 TL borç için 1 yıl vade ile tesis edildiği görülmektedir. Açıklanan bu niteliğe göre ipotek, kesin borç (karz) ipoteğidir. Türk Medeni Kanunu’nun 875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi halinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa, bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.
Ancak, borçlu anapara ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de, “çoğun içinde az da vardır” kuralı uyarınca Tapu Sicil Tüzüğü’nün 31/son maddesi hükmüne göre ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir.
Bütün bu açıklamaların sonucu doğrultusunda mahkemece yapılması gereken iş; ipotek, kesin borç (karz) ipoteğine ilişkin bulunduğundan, taraflardan alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıp yapmadığını sorup saptamak, icra takibi varsa bu dosyayı getirtmek, resmi akit tablosundaki sözleşme hükümlerini gözetmek suretiyle alacaklının anaparadışında isteyebileceği gecikme faizi ile (vade tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ipotek bedelini faizi ile birlikte hesap ettirmek) icra takibi yapılmışsa takip giderlerini gerek görülürse bilirkişiye hesaplatmak, bunların toplamını alacaklıya ödenmek üzere davacıya depo ettirmek, eksiksiz depo edilirse ipotek şerhini terkin etmek, kısmen ödeme yapılırsa davanın reddine karar verilmekle beraber ödenen bölümü kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesine karar vermek olmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırmayla kurulan hüküm açıklanan bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 21.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.